Advertisement

Advertisement

Advertisement

Frida Kahlo çok merak ettiğim kadınlar arasındaydı. Onun hikayesine konuk olmak gerçekten çok güzel bir misafirlikti. Babası Yahudi asıllı bir Alman ve annesi Mexikalı olan Frida, dört çocuktan üçüncüsü. Kitapta canlı, pırıl pırıl diye geçiyor hep. Kıpır kıpır da zaten, yaramaz, hayat dolu. Babasının tam güvenine sahip olan güçlü bir kız. Ancak acıyla çok erken tanışıyor. Daha son beşik olma duygusunu yaşayamadan son kardeşi dünyaya geliyor ama onunla çok iyi arkadaş oluyorlar. Kendisine göre en büyük sınav Diego. Ancak bence en büyük sınavı bedeniyle veriyor. Çocuk felci, geçirdiği o korkunç kaza, ki bu kaza hayatının akışını tamamiyle değiştiriyor, hayalleri yarım kalıyor, bütünüyle bambaşka bir sapağa giriyor ve en nihayetinde de ölüm geliyor. Hayat güçlü insanları yenik düşürmek için çok çabalıyor bazen; Frida'nın savaşması gerektiği bir çok cephe var mesela. Öyle içine gömülen bir tip de değil üstelik, ağlıyor, bağırıyor, bütün zehrini kusuyor ve dimdik ayakta duruyor. Çünkü ona göre "ifade etmek, kurtulmanın başlangıcıdır." Ve resimle tanışması da böyle başlıyor esasen. Çektiği acılara bir kelime bulamadığı için resime adıyor kendini. Kendini daha iyi ifade edebilmek için. Öyle biri ki bu kadın, en kötü durumu bile avantaja çevirip, buna sımsıkı bağlanabiliyor. Ben hayran kaldım bu özelliğine. Ve Diego. Ben bu adamdan kelimenin tam anlamıyla iğrendim. Aralarındaki yaş farkına ve uyumsuzluğa rağmen yaşadıkları o tuhaf birliktelik beni başlarda hiç ikna edemedi ama sonlara doğru ikilinin birbirini çok sevdiğini anladım. Keza ikiside zamparanın tekiydi. Ne biçim aşkları vardı cidden anlamadım, kimse de anlayamıyordu zaten. Bu denli güçlü ve her ne olursa olsun ayakta kalmayı başaran o espirili, capcanlı kadının sonlara doğru tükenmesine şahit olmak içimi burktu. Hiçbir vahşete yenilmediyse bile ölüme yenildi çünkü, hem de çok acı bir şekilde. Frida Kahlo hakkındaki düşüncelerim bunlarla sınırlı değil asla, daha fazlasını yazmak için deli oluyorum ama fazlasına imkân yok. Bence muhakkak okuyun. Bu kadını tanımanız gerekiyor. Bu arada, Frida niye böyle bıyıklı merak etmişimdir hep, sonunda merakımı giderdim. 😁 🌼🌼🌼 #fridakahloinspired

2